Giriş Yap

Gazimağusa’nın eski sur içi şehrinin iki orijinal girişinden biri olan bu kapı, dikkat çekici derecede iyi korunmuştur.

Venedikliler 1489 yılında Mağusa’yı ele geçirdiklerinde, çağdaş savaş anlayışına ve düşman tehditlerine uygun olarak derhal şehir surlarını güçlendirmeye başladılar.

Tahkimatlar 70 yıldan fazla sürdü ve Deniz Kapısı veya Porta del Mare, 1496’da tamamlanan en erken yapılardan biriydi.

İtalyan Rönesans tarzında inşa edilen ve Venedikli Komutan Niccolo Prioli tarafından yaptırılan kapı, surlarla çevrili şehrin girişini Gazimağusa Limanı’ndan korumak için inşa edilmişti. Akdeniz’den şehre yaklaşan denizcilerin uzaktan üstünlüğünü görebilmeleri için eğimli olarak inşa edilmişti. Kapının üzerindeki bir yazıt, şefin mirasını kaydetmektedir.

Girişin en dikkat çekici noktası, Venedik’in koruyucu azizi Aziz Markos’un kanatlı aslanının büyük bir mermer heykelidir. Aslanın pençelerinden birinde üzerinde Latince “Selam sana İncil Yazarı Markos” yazan bir kitap tuttuğu görülmektedir. Mermerin Salamis antik kalıntılarından getirildiği düşünülmektedir.

Surların deniz tarafına açılan demir parmaklıklı kapısı Venedik döneminden kalmadır; kara tarafına açılan demir kaplı ahşap kapı ise daha sonra Osmanlılar tarafından yaptırılmıştır.

Kara tarafında, Porta del Mare’nin sağında, yine Venedikliler tarafından Salamis’ten getirilen bir aslan heykeli daha göreceksiniz.

Efsaneye göre bu aslan ağzını yalnızca bir kez açar. Bu nadir anı yaşayıp elini içeri sokmaya cesaret eden herkesin çok büyük bir servetin sahibi olacağına inanılır. Belki de Osmanlı Kuşatması sırasında Venedikli tüccarlar tarafından Othello Kalesi’nin altında saklanıp mühürlendiği söylenen hazinelerden. Bugüne kadar hiç kimse aslanın ağzını açtığına veya elinin ısırıldığına tanık olmadı!

Kapının liman tarafının manzarası, tarihi Mağusa Surları’nı keşfederken büyük ihtimalle ziyaret edeceğiniz surların en eski bölümü olan Othello Kulesi’nden de daha iyi görülebilir.