Giriş Yap

Gazimağusa’da bulunan tarihi yapı, ünlü Türk yazar Namık Kemal’in geçici ikametgahı olarak biliniyor.

Türk edebiyatının Shakespeare’i olarak anılan Kemal, 1873-1876 yılları arasında hayatının 38 ayını bu binada geçirdi.

Potansiyel bir devrimci ve tehdit olarak görülen Kemal, 9 Nisan 1873’te, Silistre Kuşatması’nı konu alan “Vatan yahut Silistre” (Vatan veya Silistre) adlı oyununun, günümüz İstanbul’u olan Konstantinopolis’teki Gedik Paşa Tiyatrosu’nda ilk kez sahnelenmesinden kısa bir süre sonra Sultan Abdülaziz tarafından sürgüne gönderildi. Oyun, milliyetçiliği ve liberalizmi teşvik ettiği için Osmanlı hükümeti tarafından tehlikeli bulunmuştu.

Kemal’in sürgün edildiği binanın bulunduğu yer aslında Venedik  Palazzo del Proveditore’nin bir parçasıydı  ancak şu anki hapishane binası, yıkık sarayın bir köşesine Osmanlı döneminde inşa edilmişti.

Binanın iki zıt katı vardır: Alt katı Osmanlı öncesi Lüzinyan mimarisini yansıtırken, üst katı belirgin bir Osmanlı tarzına sahiptir. Bina L şeklindedir ve alt katı kesme taştan, üst katı ise çıta ve alçı kullanılarak inşa edilmiştir.

Sadece bir tonozlu hücrenin bulunduğu zemin kat, dikdörtgen şeklindedir ve Venedik Sarayı avlusuna açılan alçak kemerli bir giriş kapısı ve parmaklıklı bir pencereye sahiptir. Zindan olarak tanımlansa da yeraltında değildir.

Namık Kemal, Gazimağusa’ya geldiğinde ilk olarak zemin katta kalmıştı. Bulunan kapsamlı notlarda, ilk hücresinin çok karanlık ve yaşamaya uygun olmadığı belirtiliyordu; oda gerçekten de on metrekarenin biraz üzerindeydi ve mobilyadan yoksundu.

Bir süre sonra Kıbrıs Valisi Veysi Paşa’nın izniyle bir üst kata nakledilmiştir. Binanın yan tarafındaki dik taş merdivenlerle çıkılan bu katta iki büyük pencere, ön tarafta bir sahanlık ve mermer döşeme bulunmaktadır. 

Abdülaziz tahttan indirilince Namık Kemal, V. Murad tarafından affedilerek 29 Haziran 1876’da İstanbul’a döndü. Namık Kemal, ‘ Gülnihal’  ve ‘ Akif Bey’ oyunlarını  Mağusa zindanında kaleme almıştı. 

Zindanın doksanlı yıllardaki restorasyonu, müze olarak kullanılmasına olanak sağlamış olup, burada merhum yazara ait pek çok eşya ve belge sergilenmektedir.

Aynı zindanın Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz yetkililer tarafından da kullanıldığı söyleniyor.

Namık Kemal’in bronz bir büstü, zindanın karşısında, kendi adını taşıyan meydana bakmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Namık Kemal’in eserlerine yaptığı göndermeler, onun eserlerinin önemli bir ilham kaynağı olduğunu göstermektedir. Yazar, bugün hâlâ Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’taki birçok kişi için bir edebiyat kahramanı statüsündedir.