Selimiye Camii’nin doğusunda yer alan bu galeri, 15. yüzyılın ortalarından kalma Venedik tarzı, iki katlı, taştan yapılmış bir binada yer almaktadır.
Bulgular, araştırmacıları bu yapının inşa edildiği dönemde aslında Ayasofya Katedrali’nin avlusunda yer aldığı ve hacılar ile yolcular için misafirhane olarak kullanıldığı düşüncesine yöneltmiştir.
İngiliz sömürgesi döneminde, Kıbrıs’taki antik anıtların küratörü George Everett Jeffery’nin gözetiminde, aralarında nişanlar, mezarlar ve sütunların da bulunduğu çok sayıda taş eser ve ortaçağ dönemine ait parça burada sergileniyordu.
Koleksiyon daha sonra kataloglanarak Taş Eserler Müzesi’ne dönüştürüldü. Müze, 2003 yılında yenilenerek ziyaretçilere açıldı.
Müzede dikkat çeken diğer eserler arasında, ünlü Haçlı Seferi’nin, Beyrut’un Eski Lordu İbelinli Jean’ın uzak torunları olan Dampierre ailesine ait bir lahit, Kıbrıs Mareşali Antakyalı Adam de Gaures’in 13. yüzyıldan kalma mezar taşı ve Venediklilerin simgesi olan Aziz Markos’un mermer aslanı yer alıyor.
15. yüzyılda katedrallerde sıkça rastlanan zarif bir üslupla süslenmiş, benzersiz bir Gotik oyma taş pencere, müzenin ana girişinin karşısında yer almaktadır. Bu pencere, 1901 yılında İngilizler tarafından yıktırıldığında Sarayönü Meydanı’ndaki Lüzinyan Sarayı’ndan taşınmıştır. Ne yazık ki, bu Lüzinyan sarayından geriye kalan tek iz budur.